Allah ayetinde gıybeti çok çirkin olan ve yasakladığı bir eylem olarak bildirmiştir:
Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir. (Hucurat Suresi, 12)
Peygamberimiz (sav) ise gıybetin ne olduğunu şöyle açıklamıştır:
Gıybet, kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır. (Müslim, Birr 70)
Müslümanın bir kardeşinin gıyabında yapacağı konuşma ancak onun iyiliği, hayrı ve ahireti için olabilir. Onu mahcup etmek, küçük düşürmek, kötülemek ve ona yönelen sevgiyi azaltmak amacıyla o kişinin ardından konuşmak çok çirkin bir ahlak bozukluğudur. Hiçbir mümin kendi sevgisine bunu yakıştırmamalıdır. İnsanlar çoğu zaman bu tip konuşmaların hem kendilerine hem de çevrelerine zarar verdiğini fark edemezler. Bu konuşmaların en büyük zararı insanı sevgiden uzaklaştırması, sevgi gücünü kırmasıdır.
Kimi zaman insanlar alışkanlık olarak, bir art niyet taşımadan arkadaşlarının olmadığı yerde o kişinin bazı negatif yönlerinden bahsederler. Bu konuşmayı yapan bir kötü niyet taşımasa da dinleyenin onu nasıl yorumlayacağını, neler hissetmesine sebep olacağını da düşünmek gerekir. Hiç kimse bir arkadaşı hakkında bir başka kişinin olumsuz düşünmesine ya da ona sevgisinin azalmasına sebep olmak istemez. Müslüman sevdiren, sevgiyi artıran insan olmalıdır. Müminin her konuşması güzellikleri öne çıkaran, sevgiyi pekiştiren, affetmeye ve alttan almaya yol gösteren, dostluğu güçlendiren, cennet ahlakını özendiren olduğunda hayırlı, hikmetli ve bereketlidir. Peygamberimiz (sav) “Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun” (Buhârî, Edeb 31; Müslim, Îmân 74) buyurarak müminlerin konuşmalarına çok güzel bir yön belirlemiştir.
Mümin öncelikle hayırlı konuşmalı ve hayırlı konuşmayı teşvik etmelidir. Herhangi bir şekilde bulunduğu ortamda hayırlı, güzel, hikmetli bir sohbet olmuyorsa, gıyapta olumsuz konuşmalar yapılıyorsa, Allah’ın ayetlerini güzel bir üslupla hatırlatarak sohbeti hayırlı konuşmaya çevirmeye gayret etmelidir. Ya da en halim, en tevazulu üslupla “Belki şöyle düşündüğü içindir”, “Bence şu güzel yönü de var”, “Dediğini anlıyorum ama bir de şöyle düşünsek” gibi yorumlarla karşısındakinin daha sevecen ve makul düşünmesine vesile olmalı, gıybet günahını işlemesine engel olmaya gayret etmelidir.
Peygamberimiz (sav) “Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların emin olduğu kimsedir.” (Buhârî, Îmân 4; Müslim, Îmân 65) buyurmuştur. Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği bu “eminlik” aslında Müslümanın sevgisine ve derinliğine duyulan bir eminliktir. Tüm görüntünün sahibi ve var edeni olan Allah’ı aşkla seven, her şeyin Rabbimiz’in tecellisi ve yaratması olduğunu bilen Müslümanın keskin aklı ve şuuru en sağlam güvencedir.
0 Yorumlar